Cilt neden nemsiz kalır ?

Eren

New member
Jel hafif olabilir. Losyon daha akışkan olabilir. Krem daha yoğun olabilir. Merhem ise daha kapatıcı bir yapı sunabilir.

Dolayısıyla yazın kullanılan hafif bir ürünün kışın yetersiz gelmesi şaşırtıcı değil.

Bir başka önemli nokta da zamanlama. Nemlendiriciyi cilt hâlâ hafif nemliyken uygulamak, suyun ciltte tutulmasına yardımcı olabilir. Amerikan Dermatoloji Akademisi de nemlendiricinin banyo veya duştan hemen sonra uygulanmasını öneriyor.

Yani duş sonrası havluyla tamamen kurulanıp yarım saat sonra nemlendirici aramak yerine, cilt hafif nemliyken bakım yapmak daha mantıklı olabilir.

İçerik Listesine Bakarken Hangi Kelimeler Dikkat Çekiyor?

Nemlendirici seçerken herkesin aynı ürüne ihtiyacı yok.

Cildin ihtiyacına göre seramid, gliserol, hyalüronik asit, üre gibi farklı içerikler formülasyonda yer alabilir. Dermatoloji kaynaklarında da seramidlerin cilt bariyerini desteklemede, gliserol gibi nem tutucu bileşenlerin ise hidrasyonda kullanılabildiği belirtiliyor.

Fakat burada da “İçinde hyalüronik asit varsa kesin mükemmeldir” gibi bir pazarlama denklemine kapılmamak gerekiyor.

Bir ürünün iyi olması yalnızca tek bir popüler içeriğe bağlı değil. Formülün tamamı, cildin özellikleri, kullanım sıklığı ve kişinin ürünü tolere edip etmediği önemli.

Üstelik hassas ciltlerde parfüm veya bazı irritan bileşenler sorun yaratabilir. Bu nedenle cildiniz zaten yanıyor, kızarıyor veya çatlıyorsa ürün sayısını artırmak yerine rutini sadeleştirmek daha akılcı olabilir.

“Bol Su İçiyorum, Neden Cildim Hâlâ Kuru?” Sorusu

Su içmek elbette genel sağlık açısından önemlidir. Fakat cilt kuruluğunu yalnızca günlük su miktarına bağlamak fazla basit bir açıklama olur.

Çünkü cildin yüzeyindeki nemi koruma kapasitesinde bariyerin durumu önemli bir rol oynar.

Örneğin kişi yeterli sıvı tüketiyor olabilir ama her gün çok sıcak duş alıyor, sert temizleyici kullanıyor, düşük nemli bir ortamda yaşıyor ve cildini sürekli peeling yapıyorsa kuruluk devam edebilir.

Amerikan Dermatoloji Akademisi düşük nemli ortamların ve soğuk havanın cildin nem kaybetmesini kolaylaştırabileceğini belirtiyor.

Burada düşündürücü soru şu:

“Cildimin ihtiyacı gerçekten daha fazla su mu, yoksa elimdekini daha iyi korumak mı?”

Kış Gelince Cildin Neden İsyan Ettiğini Şimdi Daha İyi Anlıyoruz

Kışın cilt bakımının zorlaşmasının birkaç nedeni aynı anda ortaya çıkabiliyor.

Dışarıda soğuk ve düşük nemli hava, içeride ise ısıtıcılarla kuruyan ortam… Üzerine sıcak duş ve sık el yıkama eklenince cilt bariyeri ciddi şekilde zorlanabiliyor.

Bu yüzden yazın gayet iyi çalışan hafif bir nemlendiricinin kışın “Ben burada ne yapıyorum?” diye sorgulanması şaşırtıcı değil.

Cilt bakımını mevsime göre değiştirmek bu nedenle mantıklı olabilir. Yazın daha hafif bir ürün yeterliyken kışın daha yoğun bir krem gerekebilir.

Burada önemli olan ürünleri takvim yaprağına göre değil, cildin verdiği sinyallere göre değerlendirmek.

Bazen Sebep Krem Değil, Sağlık Durumu Olabilir

Her cilt kuruluğunu kozmetik bir mesele olarak görmek de doğru değil.

Uzun süren veya giderek kötüleşen kuruluk; atopik dermatit, sedef hastalığı gibi cilt hastalıklarıyla ilişkili olabilir. Ayrıca bazı ilaçlar ve diyabet, tiroit veya böbrek hastalıkları gibi bazı sağlık sorunları da belirgin kuruluğa katkıda bulunabilir.

Bu nedenle cilt sürekli çatlıyor, kanıyor, yoğun kaşınıyor, kızarıyor, yanıyor veya uygulanan basit bakım önlemlerine rağmen düzelmiyorsa “Biraz daha pahalı nemlendirici alayım” yaklaşımı yerine dermatoloji değerlendirmesi daha doğru bir adım olabilir.

Özellikle yeni başlayan ve açıklanamayan ciddi kurulukta, kullanılan ilaçların ve mevcut sağlık durumlarının da değerlendirilmesi önem taşıyor.

Cilt bazen yalnızca “kurudum” demez.

“Bana biraz daha dikkatli bak” da diyebilir.

Forumda Deneyim Paylaşacak Olsak Nereden Başlardık?

Ben olsam önce son bir haftanın küçük bir cilt dedektifliği raporunu çıkarırdım:

Yeni bir temizleyici kullandım mı?

Duşların sıcaklığı arttı mı?

Peeling sıklığını artırdım mı?

Hava değişti mi?

Evde kalorifer veya klima daha fazla çalışıyor mu?

Cildimde kızarıklık, kaşıntı veya yanma var mı?

Nemlendiriciyi düzenli kullanıyor muyum?

Kullandığım ürün cildime uygun mu?

Son dönemde yeni bir ilaç başladım mı?

Bu soruların amacı kendimize teşhis koymak değil. Problemin nerede başladığını anlamaya çalışmak.

Çünkü bazen çözüm yeni bir ürün almak değil, eski bir alışkanlığı bırakmaktır.

Belki yüzünüz sizden serum istemiyor.

Belki sizden sadece daha az sıcak duş istiyor.

Belki de cildinizin bütün istediği, banyodan çıktıktan sonra onu on dakika boyunca havluyla kurutup kendi kaderine bırakmamanız.

Cilt Bakımında En Mantıklı Strateji: Daha Fazla Değil, Daha Uyumlu

İyi bir bakım rutini yüzlerce üründen oluşmak zorunda değil.

Nazik temizlik, cildin ihtiyacına uygun nemlendirme, güneşten korunma ve tahriş edici alışkanlıkları azaltmak çoğu kişi için daha sürdürülebilir bir başlangıç olabilir. Amerikan Dermatoloji Akademisi de kuru ciltte uygun nemlendiricinin düzenli kullanımını ve güneşten korunmayı temel bakım adımları arasında değerlendiriyor.

Buradaki kilit kelime “uyum”.

Çok yağlı bir cilde çok yoğun bir ürün sürmek her zaman iyi fikir olmayabilir. Çok kuru bir cilde aşırı hafif bir losyon kullanmak da yeterli gelmeyebilir.

Karma ciltte ise yüzün her bölgesine aynı yaklaşımı uygulamak gerekmeyebilir. AAD, karma ciltte kuru bölgelerin ayrı, yağlı bölgelerin ayrı ele alınabileceğini belirtiyor.

Yani cilt bakımında biraz diplomasi gerekiyor.

Burunla yanak aynı fikirde olmayabilir. Alın başka bir parti kurabilir. Çene ise koalisyon görüşmelerine hiç katılmayabilir.

Son Söz: Cildinizle Kavga Etmek Yerine Onu Dinleyin

Cilt neden nemsiz kalır sorusunun tek cümlelik cevabı yok.

Çünkü bazen sebep soğuk hava, bazen sıcak duş, bazen yanlış ürün, bazen aşırı temizlik, bazen yaşla birlikte değişen cilt yapısı, bazen de değerlendirilmesi gereken başka bir durum olabilir.

Asıl önemli olan, kuruluğu yalnızca kozmetik bir kusur olarak görmemek.

Cilt gerginse bunu fark etmek, pullanıyorsa nedenini düşünmek, yanıyorsa kullanılan ürünleri sorgulamak ve uzun süren belirtilerde profesyonel yardım almak daha sağlıklı bir yaklaşım.

Belki de cilt bakımının en güzel tarafı burada: Cildimiz bize sürekli geri bildirim veriyor.

Biz de biraz dinlemeyi öğrenirsek, her sabah aynanın karşısında “Bugün hangi ürünü sürsem?” sorusundan önce “Bugün cildim bana ne anlatıyor?” diye sorabiliriz.

Çünkü bazen en iyi bakım ürünü yeni aldığımız şişe değil; sonunda cildimizi gereksiz yere yormayı bıraktığımız gündür.

nhs.uk+3Amerikan Dermatoloji Akademisi+3Amerikan Dermatoloji Akademisi+3
 
Üst